TOURISM TODAY
Dünya seyahat endüstrisinin en çok gelir bırakan oyuncularından olan ABD pazarı Türkiye için de büyük önem teşkil ediyor. ABD pazarında faaliyet gösteren Neon Tours CEO’su Koray Edemen son 20 sene içerisinde Türkiye’nin ABD’de tercih edilen bir destinasyon haline geldiğini söyledi. Koray Edemen, yakın bir gelecekte etkili ve doğru bir tanıtım yapıldığı takdirde ABD’nin önemli bir pazar olarak öne çıkabileceği görüşünde.
Türkiye günümüz itibariyle Amerikalıların seyahat tercihlerinde nasıl bir noktada konumlanıyor? Neon Tours olarak ABD’de 20. yılımızı bitirdik. 20 yıl içerisine ABD çok ciddi bir değişim gösterdi turizmde. Bunun içinde Türkiye de çok önemli bir yere geldi. Biz ilk 20 sene önce gittiğimizde Türkiye’yi kimse tanımıyordu. Hatta reklam verdiğimizde Karayipler’deki Turks & Caicos adaları ile karıştırıyorlardı. THY’nin uçuşları, Türk tur operatörlerinin oradaki çalışmaları, bakanlığın çalışmaları şimdi ABD’de Türkiye önemli, görülmek istenen bir ürün haline geldi.
Tercihlerdeki artışın nedenleri olarak neleri görüyorsunuz? Bunun birkaç nedeni var. Türkiye, rakip ülkeleri İspanya, İtalya ve Portekiz’e göre fiyat ve kalite olarak çok daha uygun. İkincisi topraklarında bu ülkelere göre çok daha fazla Yunan ve Roma tarihi var. Amerikalıların seyahat tercihlerine yön veren gastronomi konusunda da Türkiye çok daha ileride. Türkiye’deki ürünlerin son yıllarda gelişmesi de, otellerin kalitelerinin artması da çok önemli bir tercih nedeni. Türkiye son beş yıl içinde de en fazla iş yaptığımız destinasyon haline geldi. Bundan önceki yıllarda da Türkiye’nin şöyle bir konumu vardı: Çeşitli iç problemler, ekonomik problemler, terörizm. Bunların da ortadan kalkmasıyla Türkiye’ye ilgi daha da arttı. Türkiye ve ABD’nin coğrafi olarak birbirine uzaklığı da artık bir sorun değil. THY şu an haftada altı gün ABD’nin Washington, Los Angeles, Houston gibi önemli şehirlerinden Türkiye’ye uçuşlar gerçekleştiriyor. Bununla birlikte Delta ve United Airlines’ın uçuşları da uçabiliyor. Washington, Los Angeles, Houston. Bununla birlikte Delta, United Airlines ve bütün Avrupa havayolları da Türkiye’ye uçuyor. Dolayısıyla Türkiye’ye ulaşımla ilgili bir sorun yok. Belki ben üç günlük bir İstanbul satamıyorum ama haftalık İstanbul paketi çok rahat satabiliyorum.
ABD seyahat endüstrisinin önemli oyuncuları ile ilgili bir durum değerlendirmesi yapabilir misiniz? ABD’de bu anlamda çok önemli bir değişim var. Eskiden ABD’de çok önemli tur operatörleri önemli seyahat acentaları vasıtasıyla bizim ‘distribution channel’ dediğimiz bir dağıtım şebekesi vardı. İnternet kullanımının artmasıyla birlikte son beş yıl içerisinde bu şebeke tamamen değişti. Artık çok daha orta ölçekli firmalar internet vasıtasıyla yolculara ulaşabiliyor, müşterilerini internet üzerinden alabiliyorlar. Eskinin büyük oyuncularının gücünü kaybettiğini söyleyebilirim. Dünyanın diğer ülkelerine göre ABD’li seyahat severler çok daha cesur ve diğer ülke vatandaşlarının kabul etmedikleri şeyleri kabul edebiliyorlar.
Amerikalı turistler nasıl bir profil çiziyor? Amerikalıların Türkiye’ye bakışı hakkında neler söylemek istersiniz? ABD’den Türkiye’ye gelen veya Avrupa’ya seyahat eden turist profilini üçe ayırabiliriz. Birincisi 65 yaş ve üzeri emekli olmuş, seyahat etmek isteyen turist grubu. İkincisi genç, üniversiteyi bitirmiş, 30 yaşlarına kadar olan grup, üçüncüsü 40 ve 65 yaş arası dünyayı gezmiş, gelir düzeyi yüksek, 120 bin dolar aile başına geliri olan, en az üniversite mezunu, yeni şeyler öğrenmek isteyen grup. Amerikalılar Türkiye’ye her zaman çok sıcak bakıyorlar çünkü Türkiye’yi önemli bir müttefik olarak görüyorlar eskiden beri. Türkiye’ye karşı sempatileri var. Türkiye’ye giden herkes memnun kalıyor. Son Irak operasyonunda ABD’nin istediği gibi davranmaması nedeniyle Türkiye’ye karşı bir tedirginlik olmuştu. Türkiye’nin İsrail ile olan mevcut ilişkilerinden dolayı Yahudi kökenli Amerikalıların Türkiye’ye gelmemek yönünde bir tercihleri olmuş olabilir ama genel anlamda Amerikalılar Türkiye’ye bir sempati duyuyorlar.
Türkiye ile ilgili ABD’de yapılan tanıtım çalışmalarının yerinde olduğunu ve hedef kitleye ulaştığını düşünüyor musunuz? Türkiye’de iyi olduğu düşünülen şeyler, ABD’de çok da başarılı bulunmuyor. Örneğin THY dünya çapında yayınlanan son reklam filminde Kobe Bryant’ı oynattı. Kobe, kriminal bir geçmişi olması nedeniyle Amerikalıların çok da sevdiği bir isim değil. Turizm Bakanlığı bazı yerlere reklamlar veriyor. Havayoluna yakın yerlere, otobüslere reklamlar veriliyor. ABD çok büyük bir coğrafyaya sahip. Türkiye’de bir gazeteye reklam verdiğinizde her bölgeye ulaşabilirsiniz. ABD’de ise her eyaletin ayrı yayın organları var. ABD’de New York Times, Washington Post, Los Angeles Times gibi. Bir yerde yaptığınız her yere uymuyor. Türk Turizm Bakanlığı’nın Avrupa’da ve Rusya’da yaptığı tanıtımların aynısını ABD’de denemesinin doğru bir yöntem olmadığını düşünüyorum. Bütçelerin gerektiği yerlere harcanmadığı kanısındayım. ABD’den İtalya’ya giden turist sayısı 1.2 milyon. Türkiye’ye gelen ABD’li turist sayısı ise ne yazık ki yüz bini geçmiyor. Doğru ve yerinde bir çalışmayla kültürel manada, uzun süreli Türkiye’ye gelen Amerikalı turistlerin sayısını üç yüz, dört yüz binlere çıkarabiliriz.
ABD’de faaliyet gösteren acentaların Türkiye’nin tanıtımını başarılı bir şekilde yaptığını düşünüyor musunuz? Türkiye’yi iyi bir şekilde anlatıyorlar. Çok başarılı firmalar da var. Ama Türk kökenli firmaların sayısı az. 20 sene önce geldiğimizde çok sayıda Türk kökenli firmalar vardı. Şimdi sayıları azaldı. Ya kapandılar, ya da küçüldüler. Daha çok ABD kökenli firmalar Türkiye’yi satıyorlar. Gayet de başarılılar. Bunları destekleyecek mekanizmalar oluştuğu takdirde çok daha değişik firmalar Türkiye satmaya başlayacaktır.
ABD’de etkili bir Türkiye tanıtımı yapılması için sizce nasıl bir strateji belirlenmeli? Yapılması gereken birinci şey ciddi bir araştırma kuruluşuna Amerika’da seyahat eden kitlenin mevcut trendlerinin neler olduğunun araştırmasının yaptırılması. İkincisi ki bu çok önemli. On line marketing firmalarından bir ya da iki tanesiyle anlaşılması ve ciddi bir on line marketing çalışmasının yapılması lazım. Üçüncüsü ise tur operatörleriyle bir araya gelerek onların ihtiyaçlarına yönelik reklam çalışmalarının olması lazım. Biz her ülkeyle, Mısırla, Ürdün’le, İsrail’le, İtalya’yla advertising yapıyoruz. Türkiye ile bürokratik engellerinden ve bütçe sorunlarından dolayı yapamıyoruz. Fransız ve İtalyan turizm ofisleriyle çok önemli sempozyumlar gerçekleştiriyoruz. Bunlar ABD’deki en önemli tur operatörlerini Fransa’ya ve İtalya’ya götürüyorlar ki bu çok önemli. EMITT gibi bir fuara tur operatörlerinin davet edilmesi lazım. Bunları yapmadan önemli oyuncuları davet etmeden, onların ne istediklerini anlamadan bu insanlar bu ülkeyi satmazlar ya da çok az sayıda satarlar. Şunun da altını çizmek istiyorum ki bazı firmalar isteseler şimdiki Türkiye satışlarının üç katını satabilirler.
İlgili Haberler

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeni müşaviri atandı
Bakanlıklara ait atama kararları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Müşavirliğine, Mazhar Yasin...

Londra'da Ekonomi Bakanı Çağlayan'a vizesiz Avrupa raporu
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Mehmet Okumuş'un 5 yıldır tamamen kendi maddi imkanlarıyla yürütmekte olduğu ve Türkiye için çok büyük önemi olan...

3 ayda yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 22,5 arttı
AKTOB Ar-Ge Biriminin derlediği verilere göre, 3 aylık dönemde, Almanya’da % 7,4 büyüme yaşanırken, bu pazardan gelenlerin sayısı 561 bine yükseldi....

Türkiye’den dünyada bir ilk: 2 dakikada şipşak vize
Dışişleri, İçişleri ve Maliye Bakanlığı ile THY’nin birlikte başlattıkları e-vize uygulaması ile Türkiye’ye gelmek isteyen yabancılar artık iki...

Yunan Adaları’na vize kolaylığı bu yıl da devam edecek
Geçen yıl Temmuz ayında başlayan ve üç ay devam eden vize kolaylığının bu yıl 30 Nisan-31 Ekim tarihleri arasında da uygulanacağı bildirildi. Bodrum’dan...

İngiltere'de tek bir kağıtla vize süreci işleyecek
Çağlayan, Türkiye ile İngiltere arasında 4'üncüsü düzenlenen "Ortak Ekonomi ve Ticaret Komitesi (JETCO)" toplantısı çerçevesinde İngiltere Ticaret...
