Turizm Haberleri
TT2 Eylül 2026 Çarşamba
TT2 Eylül 2026 Çarşamba
Belgrad’a dair notlarım

Belgrad’a dair notlarım

5 dk okuma

Bu yazımda sizlere ilk kez tek başıma gerçekleştirdiğim yurt dışı seyahatimden bahsetmek istiyorum. İlk yalnız yurt dışı yolculuğum için vize konusunda zorluk yaşamayacağım bir Balkan ülkesi olan Sırbistan’ı ve ülkenin başkenti Belgrad’ı tercih ettim. Seyahat öncesinde elbette heyecanlıydım; ancak heyecandan daha fazla kaygı duyduğumu da itiraf etmem gerekir. İletişim konusunda zorlanacak mıydım, kendimi güvende hissedecek miydim? Zihnimde birçok soru vardı.

Belgrad’a ulaştıktan sonra yolculuk öncesi büyüttüğüm tüm endişelerim kısa sürede ortadan kalktı. Gayet kolay bir şekilde toplu taşıma kullanarak şehir merkezine oradan da kısa bir yürüyüş sonrasında otelime ulaştım. Kısa bir dinlenme molasından sonra ise kendimi Belgrad sokaklarında buldum. Yorgundum ancak bu durum keşfetme arzumun önüne geçemezdi.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.20 (5)

Şehir merkezinde yürümek, zaman zaman herhangi bir rota belirlemeden sokaklarda kaybolmak düşündüğümden çok daha kolaydı. Bir süre sonra yabancı bir şehirde olmanın tedirginliği, yerini kendi kararlarımı özgürce verebilmenin rahatlığına bırakmıştı. Şehirde yürürken Türkçe konuşan insanlarla oldukça sık karşılaşmam da kendimi daha rahat hissetmemi sağlayan ayrıntılardan biriydi. Yabancı bir ülkede tanıdık bir dil duymak, özellikle ilk yalnız yurt dışı deneyiminde insana beklenmedik bir güven veriyor.

Yolculuk öncesinde çevremden, Türk ziyaretçilere karşı zaman zaman olumsuz tutumlarla karşılaşılabildiğine ilişkin çeşitli yorumlar duymuştum. Bu nedenle ilk günlerde daha dikkatli hareket ettiğimi söyleyebilirim. Ancak Belgrad’da bulunduğum süre boyunca milliyetim nedeniyle herhangi bir olumsuz davranışla karşılaşmadım. Elbette bu, yalnızca benim birkaç günlük kişisel deneyimimin sonucu.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.19 (2)

Belgrad’a ilişkin ilk dikkatimi çeken özelliklerden biri, özellikle şehir merkezinin yürüyerek keşfedilmeye oldukça elverişli olmasıydı. Konakladığım otelin merkezî konumu sayesinde Cumhuriyet Meydanı, Knez Mihailova Caddesi, Kalemegdan ve Skadarlija gibi şehrin öne çıkan noktalarına yürüyerek ulaşabildim. Birbirine yakın konumdaki bu alanlar, önceden ayrıntılı bir ulaşım planı yapmadan şehri kendi ritmimde gezmeme imkân sağladı. Daha uzak noktalar için kullandığım toplu taşıma araçlarında da önemli bir güçlük yaşamadım. Böylece ilk kez tek başına yurt dışına çıkan biri olarak en fazla kaygı duyduğum konulardan biri olan şehir içinde ulaşım, düşündüğümden çok daha kolay hâle geldi.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.20 (4)

Bu yürüyüşler sırasında Belgrad’ın birbirinden farklı yüzleriyle karşılaştım. Knez Mihailova’nın hareketli ve turistik atmosferinden Kalemegdan’ın tarihsel dokusuna, Skadarlija’nın nostaljik sokaklarından Belgrade Waterfront’un modern görünümüne uzanan şehir, kısa mesafeler içerisinde farklı kimlikler sunuyordu. Zemun ise mimarisi ve daha sakin atmosferiyle merkezin hareketliliğinden ayrılan başka bir Belgrad deneyimi sundu.

Gitmeden önce gezmek istediğim yerleri, denemek istediğim lezzetleri ve ziyaret etmeyi planladığım işletmeleri içeren bir liste hazırlamıştım. Özellikle sosyal medyada Belgrad gastronomisiyle ilgili çok sayıda içerikle karşılaştım. Aynı işletmelerin ve lezzetlerin sürekli “mutlaka denenmesi gerekenler” olarak paylaşılması, doğal olarak beklentimi oldukça yükseltti. Ancak Belgrad’da yaşadığım gastronomi deneyimi, sosyal medyada anlatılanlarla tam olarak örtüşmedi. Elbette denediğim yemeklerin kötü olduğunu söyleyemem; fakat yapılan yoğun övgüler nedeniyle çok daha farklı ve etkileyici lezzetlerle karşılaşacağımı düşünmüştüm.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.20 (3)

Sırp mutfağının en fazla öne çıkarılan lezzetlerinden ćevapi, denemeyi özellikle istediğim yemeklerin başındaydı. Lezzetini kesinlikle kötü olarak değerlendiremem; ancak hakkında yapılan yorumlar nedeniyle beklentim daha yüksekti. Benzer bir durumu, Michelin Rehberi’nde yer alan ve çeşitli ödüller alan bir işletmede denediğim pizzada da yaşadım. Pizza kötü değildi fakat Türkiye’de birçok işletmede daha iyilerini yediğimi söyleyebilirim. Bu deneyimler bana, bu lezzetlerin gerçekten anlatıldığı kadar özel mi olduğu, yoksa sosyal medyanın beklentiyi gereğinden fazla mı yükselttiği sorusunu düşündürdü.

Dikkatimi çeken bir diğer konu ise servis süreleriydi. Ziyaret ettiğim işletmelerde içecekler kısa sürede servis edilmesine rağmen yemeklerin gelmesi oldukça uzun sürdü. Hatta bazı zamanlar yemeğim gelmeden içeceğimi bitirdim. İşletmeler hakkındaki yorumları incelediğimde, birçok Türk ziyaretçinin de benzer deneyimler yaşadığını gördüm. Bu durum, Türkiye’de yeme-içme sektöründe servisin ne kadar hızlı olduğunu da bir kez daha fark etmemi sağladı. Ülkemizde siparişimiz biraz geciktiğinde bile sabırsızlanabiliyoruz. Çünkü yemeğin zamanında gelmesi ve içecekle birlikte servis edilmesi, bizim için hizmet kalitesinin ve müşteri memnuniyetinin öncelikli unsurlarından biri.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.19

Belgrad’daki deneyimim, Türkiye’de alışık olduğumuz servis hızının aslında önemli bir avantaj olduğunu bir kez daha gösterdi. Elbette bu değerlendirmeler, Belgrad’daki yemeklerin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Ancak sosyal medyada sürekli tekrarlanan övgüler ile yaşadığım gerçek deneyim arasında belirgin bir fark olduğunu söyleyebilirim. Gezinin gastronomik açıdan bana gösterdiği en önemli nokta, popülerliğin ve dijital görünürlüğün her zaman lezzetin güvencesi olmadığıydı.

Belgrad seyahatimin yalnızca turistik bir geziyle sınırlı kalmamasını sağlayan ve benim için ayrıca değer taşıyan bir diğer yönü ise gerçekleştirdiğim mesleki görüşmeydi. Şehirde bulunduğum süre içerisinde Türkiye’de önemli konumlarda görev almış ve Türkiye’nin Belgrad’daki dış ilişkiler çalışmalarında görev alan bir yetkiliyle görüşme fırsatı buldum. Görüşmemizde Türkiye ile Sırbistan arasında turizm, gastronomi ve kültürel etkileşim ekseninde geliştirilebilecek proje fikirlerini değerlendirdik. Henüz düşünce aşamasında olan bu olası çalışmalar, iki ülkenin ortak ve farklı kültürel değerlerinin karşılıklı tanıtımına katkı sağlayabilecek önemli fırsatlar barındırıyor.

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.20 (1)

Belgrad, benim için yalnızca birkaç günlüğüne ziyaret ettiğim bir Balkan başkenti olmadı. Yolculuk öncesinde zihnimde büyüttüğüm kaygıların, deneyimin içine girdikçe nasıl küçüldüğünü gördüğüm bir şehir oldu. Sosyal medyada anlatılan Belgrad ile kendi deneyimim arasında zaman zaman önemli farklılıklar bulunsa da şehrin yürünebilir yapısı, sokaklarında hissettiğim rahatlık ve kurduğum mesleki temaslar bu yolculuğu değerli kıldı.

Belki de ilk yalnız yurt dışı seyahatimin bana bıraktığı en önemli düşünce şuydu: “Bazen bir şehri tanımak için önce başkalarının anlattıklarından uzaklaşıp onun sokaklarında kendi hikâyemizi yazmamız gerekiyor.”

WhatsApp Image 2026-09-02 at 13.38.19 (1)

Bu yolculukta bana uçuş desteği sağlayan A Jet’e de ayrı bir parantez açmak isterim. İlk kez tek başıma çıkacağım bir yurt dışı yolculuğunda böyle bir destek görmek benim için hem değerli hem de cesaret vericiydi. A Jet’in katkısı sayesinde uzun zamandır gitmek istediğim Belgrad seyahatini gerçekleştirme ve kişisel sınırlarımın dışına çıkma fırsatı buldum. Bu nedenle sağlanan destek benim için yalnızca bir uçak yolculuğu değil, yeni bir ülkeyi keşfetmemin ve kendi başıma seyahat edebildiğimi görmemin başlangıcı oldu. Bu anlamlı katkıları için A Jet ve ekibine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Merve AKSOY

Bu haberi paylaş