Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen "CEO Liderler Söyleşisi: Belirsizlikte Liderlik Etmek" oturumunda, Türk turizminin küresel krizlere karşı dayanıklılığı, değişen misafir beklentileri, yeni yatırım stratejileri ve teknolojik dönüşüm ele alındı.
NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, grubun yatırım stratejilerinde tesis sayısını artırmaktan çok kaliteyi ve farklılaşmayı ön planda tuttuklarını belirtti.
Hâlihazırda dört otelle faaliyet gösterdiklerini ifade eden Gür, yatırım kararlarını misafir memnuniyeti, çalışan memnuniyeti ve işletme verimliliği çerçevesinde değerlendirdiklerini söyledi.
Türkiye'nin turizm potansiyeline güvendiklerini belirten Gür, küresel krizlere ve ekonomik belirsizliklere rağmen yatırımlarını sürdürdüklerini ifade etti.
Bir bölgede çok sayıda otel açmak yerine farklı destinasyonların ihtiyaçlarına uygun konseptler geliştirmeye odaklandıklarını vurgulayan Gür, Sapanca'daki yatırımlarında spa, wellness ve kongre turizmini ön plana çıkardıklarını aktardı.
Afyon'daki termal turizm yatırımlarına da değinen Gür, Bodrum'da villa konseptine dayalı yeni bir otel yatırımı planladıklarını açıkladı.
Yeni yatırımları geliştirirken bölgelerin ihtiyaçlarını ve misafirlerin değişen beklentilerini analiz ettiklerini belirten Gür, uluslararası pazarlardan yeni ziyaretçi gruplarına ulaşmak için satış ve pazarlama çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Dijital kanalların hem tanıtım hem de satış faaliyetleri açısından önem taşıdığını vurgulayan Gür, misafir geri bildirimlerinin hizmet kalitesinin geliştirilmesinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Turizm sektörünün geleceğinde insan kaynağının önemine özel olarak değinen Hediye Güral Gür, misafir memnuniyetinin sürdürülebilir biçimde artırılabilmesi için çalışanlara yapılan yatırımların önemli olduğunu belirtti.
Çalışanlarla kurulan güçlü iletişimin, eğitim çalışmalarının ve ekiplerin gelişiminin hizmet kalitesine doğrudan katkı sağladığını ifade eden Gür, insan kaynağının işletmelerin en önemli gücü olduğunu vurguladı.
Turizmin yalnızca Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmaması gerektiğini belirten Gür, Türkiye'nin farklı destinasyonlarının ve turizm ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla tanıtılmasını önemsediklerini söyledi.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) farklı turizm ürünlerinin tanıtımına yönelik çalışmalarını değerli bulduğunu ifade eden Gür, ülkenin tamamına yayılan bir turizm yaklaşımının yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.
Oturumun ikinci bölümünde sağlıklı yaşam ve wellness turizminin gelişimini değerlendiren Hediye Güral Gür, bu alanın yeni bir eğilim olarak görünmesine rağmen insanların uzun yıllardır önem verdiği ihtiyaçlara dayandığını belirtti.
NG Hotels olarak Sapanca'daki yatırımlarında spa ve wellness konseptini ön plana çıkardıklarını ifade eden Gür, sağlıklı yaşam turizminin gelecek dönemde de önemini koruyacağını söyledi.
Termal turizmin Türkiye açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Gür, sağlıklı yaşam alanındaki yatırımların uzmanlık ve dikkat gerektirdiğini vurguladı.
Misafirlere sunulacak hizmetlerin doğru biçimde tanımlanması gerektiğini ifade eden Gür, sağlıkla ilişkili turizm ürünlerinde işletmelerin gerçekleştiremeyecekleri vaatlerde bulunmamasının önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin köklü hamam ve kaplıca kültürünün modern sağlıklı yaşam anlayışıyla bir araya getirilebileceğini belirten Gür, bu birikimin turizmde farklılaşma açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Termal tesislerin yalnızca hastalık veya ileri yaş dönemlerinde tercih edilen yerler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Gür, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının günlük hayatın bir parçası hâline getirilmesinin önemini vurguladı.







