The Bodrum EDITION Genel Müdürü Mustafa Bulmuş, Tourism Today için 2026 sezonunu değerlendirdi. Yaşanan tüm sorunlara rağmen doğru adımlarla başarılı bir yılı geride bıraktıklarını söyleyen Bulmuş, “2026 için en iyi sezonumuz diyebilirim” dedi.
Tuncay SEVİN / Tourism Today

Yavaş yavaş sezonun sonuna yaklaşıyoruz. The Bodrum EDITION sezonu nasıl kapatacak?
The Bodrum EDITION olarak dokuzuncu sezonumuzu geride bırakırken, açılışımızdan bu yana açık ara en başarılı sezonumuzu tamamlıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
2026 sezonunda misafir memnuniyeti, gelir performansı ve kârlılık başta olmak üzere birçok temel göstergede bugüne kadarki en yüksek seviyelerimize ulaştık. Ancak bizim için en değerlisi, bunu misafir deneyiminden ve hizmet kalitesinden ödün vermeden gerçekleştirmiş olmak.
Dokuzuncu sezonumuzda hâlâ yeni rekorlar kırabiliyor olmak, ekibimizin doğru işler yaptığının ve The Bodrum EDITION’ın her yıl kendini yenileyerek gelişmeye devam ettiğinin en önemli göstergesi. Bu nedenle 2026’yı hem ticari performans hem de misafir deneyimi açısından açık ara bugüne kadarki en güçlü sezonumuz olarak tamamlıyoruz.

Turizmciler bu sezonu savaşlar, maliyetler vb. sıkıntılar nedeniyle zorlu bir yıl olarak değerlendiriyor. Bu zorlu ve rekabet dolu ortamda The Bodrum EDITION nasıl pozisyon aldı?
2026 için en iyi sezonumuz diyebilirim. Bir de pandemi çıkışında böyle olmuştu ama bu hepsinden iyi. Özellikle sezonun başında yaşanan savaş ve beraberindeki jeopolitik gelişmeler bizi de doğrudan etkiledi. The Bodrum EDITION’ın en önemli kaynak pazarlarının başında Amerika ve Avrupa geliyor. Dolayısıyla bu pazarlardaki seyahat iştahını etkileyen gelişmelerin sezonun ilk döneminde bize de olumsuz yansımaları oldu.
Biz bu süreçte savunmaya geçmek veya yalnızca maliyetleri kısmaya odaklanmak yerine tam tersine daha aktif bir strateji izledik. Satış, pazarlama ve PR faaliyetlerimizi azaltmak yerine belirgin şekilde artırdık. Mevcut kaynak pazarlarımızdaki görünürlüğümüzü korurken alternatif pazarlara daha fazla odaklandık ve pazar payımızı nasıl artırabileceğimiz üzerine yoğunlaştık.
Aynı zamanda operasyon tarafında da misafir deneyiminden tasarruf etmek yerine, “Bu dönemde misafir memnuniyetini ve deneyimini nasıl daha da yukarı taşıyabiliriz?” sorusuna odaklandık.
Sonuçta bu stratejinin karşılığını çok net bir şekilde aldığımızı düşünüyorum. Sezon başındaki olumsuz koşullara rağmen talebi güçlendirmeyi başardık ve yılı çok güçlü bir performansla tamamladık. Bence zor dönemlerde önemli olan sadece koşullara adapte olmak değil, gerektiğinde daha cesur davranarak doğru alanlara yatırım yapmaya devam etmek.

Bodrum, her sezon olduğu gibi bu sezon da fiyat odaklı haberlerle gündeme geldi. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bodrum’un fiyat seviyesiyle ilgili hem yerel hem de uluslararası platformlarda çok sayıda haber ve yorumla karşılaşıyoruz. Açıkçası, misafirlerden gelen bazı geri bildirimlerde belirli ölçüde haklılık payı olduğunu da düşünüyorum. Sonuçta misafir artık yalnızca ödediği rakama değil, bunun karşılığında aldığı deneyimin bütününe bakıyor.
Biz de The Bodrum EDITION olarak geçtiğimiz sezondan itibaren misafirlerimizden aldığımız geri bildirimleri çok dikkatli şekilde değerlendirdik. Özellikle yiyecek-içecek alanındaki fiyatlandırmamızı yeniden gözden geçirerek, sunduğumuz kalite ve deneyimi korurken daha dengeli ve erişilebilir bir fiyatlandırma yaklaşımı benimsedik.
Bunun çok olumlu sonuçlarını gördük. Sadece otelde konaklayan misafirlerimizden değil, restoranlarımızı ve beach club’ımızı dışarıdan ziyaret eden misafirlerimizden de son derece olumlu geri dönüşler aldık. Aynı zamanda restoranlarımızdaki kuver sayılarında ciddi artış yaşandı; daha hareketli, daha sosyal ve daha keyifli bir atmosfer oluştu.
Dolayısıyla bizim yaklaşımımız “yüksek fiyat eşittir lüks” şeklinde değil. Lüks segmentte de misafirin ödediği bedelin karşılığında güçlü bir değer algısı yaratmanız gerekiyor. Bizim için önemli olan doğru fiyat, doğru ürün, güçlü servis ve unutulmaz bir deneyim arasındaki dengeyi kurabilmek.

Bodrum’da gastronomi her sene daha fazla konuşuluyor. Yeni mekanlar ve otellerin bu konuda sunduğu hizmet hızla gelişiyor. Bu konuda The Bodrum EDITION neler yapıyor?
Bodrum son yıllarda gastronomi anlamında gerçekten çok önemli bir gelişim gösterdi. Özellikle bizim bulunduğumuz segmentte birçok uluslararası marka Bodrum’a giriş yaptı. Biz The Bodrum EDITION olarak biraz farklı bir yol izlemeyi ve öncelikle misafirlerimizi dinlemeyi tercih ettik.
Aldığımız geri bildirimlerde özellikle yabancı misafirlerimizin, Bodrum’da global standartlarda bir deneyimin yanında Türkiye’ye, Ege’ye ve Anadolu’ya ait güçlü bir gastronomi deneyimi yaşama beklentisini gördük. Bu doğrultuda lokal gastronomiye daha fazla ağırlık verdik. Bir Michelin yıldızına sahip Kitchen by Osman Sezener ile Ege ve denizden beslenen bir mutfak sunarken; Türkiye’nin efsanevi restoranlarından 7 Mehmet’in onur şefi Mehmet Akdağ ile hayata geçirdiğimiz Daha Bodrum by Mehmet Akdağ’da Anadolu ve Akdeniz lezzetlerini misafirlerimizle buluşturuyoruz.

Diğer taraftan misafirlerimizin yaklaşık yüzde 90’ını yabancı misafirlerin oluşturduğu bir otel olarak uluslararası gastronomi deneyimlerimizi de güçlü şekilde sürdürüyoruz. Pesaro’daki Nostrano restoranında Michelin yıldızını 10 yıldır koruyan Şef Stefano Ciotti ile The Trattoria by Stefano Ciotti, Türkiye’nin önemli Japon restoran markalarından Inari ve uzun yıllardır devam eden iş birliğimiz, ayrıca Türkiye’den çıkıp bugün Londra’da da çok başarılı işler yapan Zula bunların önemli örnekleri.
Bugün The Bodrum EDITION çatısı altında farklı mutfakları, farklı konseptleri ve alanlarının en başarılı şef ve markalarını bir araya getiriyoruz. Bunun sonucunda 2026, gastronomi açısından da rekor bir sezonumuz oldu; restoranlarımızda ağırladığımız toplam misafir sayısı geçtiğimiz yılın yaklaşık iki buçuk katına ulaştı. The Bodrum EDITION’ın bugün Bodrum’un en önemli gastronomi buluşma noktalarından biri haline geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

2026 sezonu biterken artık gözler 2027’de. The Bodrum EDITION, 2027 için nasıl bir planlama ve beklenti içinde?
Bodrum, rekabetin her sezon daha da arttığı ve misafir beklentilerinin çok hızlı değiştiği bir destinasyon. Burada çok başarılı bir sezon geçirip bir sonraki yıl “Aynı şekilde devam edelim” demek bence en büyük risklerden biri. Çünkü Bodrum sürekli yenilik, yeni deneyimler ve yeni iş birlikleri bekleyen çok dinamik bir pazar.
Dolayısıyla bizim de trendleri çok yakından takip etmemiz, ama sadece trendleri takip etmekle kalmayıp zaman zaman onları yaratmamız gerekiyor.
Biz 2027 sezonunun hazırlıklarına şimdiden başladık. Yeni deneyimler, yeni iş birlikleri ve misafirlerimizi şaşırtacak bazı sürprizler üzerinde çalışıyoruz. Henüz detaylarını paylaşmak için erken ancak hedefimiz çok net: 2026’da kırdığımız rekorların üzerine çıkmak ve The Bodrum EDITION deneyimini bir adım daha ileri taşımak.
Bizim için yaklaşım aslında çok basit: Always More. Her zaman daha fazlası.
Dokuz sezonun ardından dahi kendimizi tekrar etmek yerine her yıl daha iyisini yapmaya, misafirlerimize ve dostlarımıza Bodrum’a tekrar gelmeleri için yeni nedenler yaratmaya devam etmek istiyoruz. 2027’de de çıtayı bir kez daha yukarı taşımak için çalışmalarımıza şimdiden başladık.

