Gençlere alan açılmıyor: Herkes deneyimli personel arıyor Bugün birçok genç iş arıyor. Ama aslında sadece iş aramıyorlar; kendilerine bir fırsat verilmesini bekliyorlar.
Yıllardır hizmet sektörünün içinde olan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim: Sektör değişiyor gibi görünse de, zihniyetin büyük bir kısmı hâlâ aynı yerde duruyor. Hep aynı isimler, aynı alışkanlıklar, aynı sistem… Ama bir türlü gençlere gerçek anlamda alan açılmıyor.
Herkes deneyimli personel arıyor.
Peki, kimse deneyim kazanmamış birine ilk fırsatı vermeyecekse, bu gençler nasıl yetişecek? Bugün birçok işletme “personel bulamıyoruz” diyor. Aslında sorun personel bulamamak değil; gençlerin enerjisini, heyecanını ve potansiyelini doğru okuyamamak. Çünkü bazı sektörlerde hâlâ eski düzen devam ediyor. Yeniliğe açık olduklarını söylüyorlar ama genç fikirlerden çekiniyorlar. Tecrübeyi önemsiyorlar ama öğrenme isteğini ikinci plana atıyorlar. Oysa hizmet sektörü artık sadece işi bilmekten ibaret değil. İletişim kurabilmek, insan anlayabilmek, çözüm üretebilmek, enerjiyi yansıtabilmek de en az deneyim kadar önemli hale geldi.
Ben genç arkadaşlara şunu söylemek istiyorum: Geri dönüş alamadığınız zaman kendinizi değersiz hissetmeyin. Bazen sorun sizde değil, size hâlâ eski bakış açılarıyla yaklaşan sistemdedir. Çünkü bazı yerler hâlâ CV’de yazan yılı, insanın karakterinden ve potansiyelinden daha önemli görüyor.
Ama şunu unutmayın; bugün birçok başarılı insan da bir zamanlar “tecrübesiz” olduğu için geri planda bırakıldı. Onları farklı yapan şey vazgeçmemeleriydi. Yeni nesil artık sadece maaş değil; değer görmek, gelişmek ve fikirlerinin önemsendiği bir ortam istiyor. Ve açık konuşmak gerekirse, geleceği değiştirecek olan da tam olarak bu bakış açısı olacak. Bizim artık gençleri susturan değil, dinleyen bir sektör oluşturmamız gerekiyor. Çünkü bir işletmeyi büyüten şey sadece yılların tecrübesi değil; gençlerin getirdiği yeni enerji, yeni fikir ve değişim cesaretidir.
Belki bugün size kapı açmayan yerler olacak.
Ama doğru yer, sizi sadece geçmişiniz için değil, potansiyeliniz için de görmek isteyecektir. Tayfun PİRPİR
İlgili Haberler

Geleceğin otelleri, duygu tasarlayan oteller olacak!
Otelcilik sektörü uzun yıllar boyunca hizmet kalitesini “davranış standartları” üzerinden tanımladı. Misafirin karşılanması, göz teması kurulması, ismiyle...

Özbekistan: Sessiz ve kararlı bir turizm yükselişi
Taşkent’e ilk ziyaretimi 2015 yılında, Türkiye vatandaşlarına henüz vize uygulanırken ailemle birlikte gerçekleştirmiştim. İlk izlenimim; geniş caddeleri,...

Uzay üssü gibi mutfaklarımız var ama Astronot şefler nerede?
En önemli ihtiyacımız olan beslenme, günümüz otelciliğinde ve de hayatta mutfağımızı en önemli unsuru yapmıştır. Düzenli bir mutfak, beslenmeye verilen...

Havacılığın kâbusu
Geçtiğimiz günlerde önüme düşen bir veri dikkatimi çekti: Mayıs planlamalarında yalnızca iki hafta içinde yaklaşık 2 milyon koltuk ve 13 bin uçuş iptal...

Otelcilik sektörünün 2026 gerçekleri ve trendleri: Belirsizlikten dayanıklılığa yeni dönem yolculuğu
2026’da otelcilik sektörü artık trend kelimesini bir ilham kaynağı olarak değil, bir teyit aracı olarak kullanıyor.

İngilizce'de Avrupa'da sondan ikinciyiz
İngilizce'de Avrupa'da sondan ikinciyiz Evet, “EF İngilizce Yeterlilik Endeksi” verilerine göre 2025'te toplam 123 ülke arasında 71. sıradayız. 60 milyon...

