Her yaz aynı şeyi sorguluyoruz. Provokasyon mu, Bilerek mi Yakılıyor, inceleyelim: Türkiye'nin orman yangını rekoru hangi yıl kırıldı biliyor musunuz? “2021”
Peki, İtalya ve Yunanistan? Yine 2021. 2025'te İspanya, Portekiz ve bütün Avrupa Birliği kendi rekorlarını kırdı.
Yani provokatörler eş zamanlı çalışmış olmalılar. Tabii ki sadece bir durum tespiti. Yangın gerçekten bizim eserimiz mi, yoksa bizden çok daha eski bir döngünün parçası mı?
Türkiye'de bilinen en eski yanmış odun parçası Zonguldak’ta keşfedildi ve 315 milyon yıl öncesine ait. Bir ağacın bir orman yangınında yanıp kömürleştiği, sonra milyonlarca yıl kayanın içinde fosilleşerek bugüne ulaştığından bahsediyorum. Yani orman yangını milyonlarca yıldır var. Ayrıca ağaç halkalarından çıkarılan verilere göre her ağacın bir yanma döngüsü varmış.
Sahil şeridinde görülen kızılçam her 8-20 yılda,
Yüksekteki karaçam 15-25 yılda,
Toroslardaki sedir 30-60 yılda,
Ardıç 40-80 yılda bir düzenli olarak yanıyor.
İlginç bir detay değil mi? Daha ilginci oradaki canlılar da
bu ekosisteme ayak uydurmuş. Kızılçamın reçineli kozalakları sadece yangının
ısısıyla açılıp tohumunu küle bırakıyor.
Alev böceği, kızılötesi duyularıyla kilometrelerce öteden yangını sezip bilerek alevlere doğru uçuyor, çünkü avcı hayvanların kaçtığı o sıcak ortam bu canlıların yumurtaları için en güvenli yer.
Doğanın döngüsü gereği yıldırım ile yanan ormanlar büyük kayıplar yaşatıyor.
Kanada'da yangınların yaklaşık yarısını yıldırım başlatıyor, yanan alanın %81'ini yine yıldırım yakıyor. 2023'te 18 milyon hektardan fazla alan yanmış.
Avustralya'da durum daha da çarpıcı. 2020'de Victoria eyaletinde yangınların %82'si yıldırım düşmesi kaynaklı. Ormanların %21'i tek seferde yanmış. 2019 Avustralya'nın kayıtlardaki en sıcak ve en kurak
yılıydı; devamında bu felaket olmuş.
Amerika’daki yangınların %84'ü insan faktörlü olsa da yanan toplam alanın %56'sını yıldırım yakıyor.
Türkiye'de ve Akdeniz'de bugün yangınların büyük çoğunluğu gerçekten de insan faktörü ile başlıyor; bu oran %90'larda.
Orman Genel Müdürlüğü'nün on yıllık verisinde nedenlerin neredeyse üçte biri ihmal, %4’ü kasıt.
Türkiye'de yılda ortalama yangın sayısı 1937-2006 arasında 1.143 iken; 2010'larda 1.900'e, 2024'te 3.797'ye fırladı.
Yangın açısından riskli gün sayısı 1970'lerde yılda 20 iken bugün Antalya-Muğla hattında 50 güne yükseldi.
Baştaki soruya net cevap verebiliriz sanırım. Evet, milyonlarca yıldır süregelen bir gerçekten bahsediyoruz. Yangından tümüyle kurtulmak ne mümkün ne de doğaya faydalı. Bu döngü bizden sonra da devam edecek.
Ama küresel ısınmanın temelinde yer alan insan elini buradan çekmedikçe bu felaketler büyüyerek devam edecek.
Sezer ŞENER

