Turizm Haberleri
TT21 Eylül 2026 Pazartesi
TT21 Eylül 2026 Pazartesi
14 yıl aradan sonra yeniden “Merhaba”

14 yıl aradan sonra yeniden “Merhaba”

3 dk okuma

14 yıl aradan sonra yeniden “Merhaba”

1984’te Güneş Gazetesi İzmir ofisinin kapısından girdiğimde, 18 yaşında bir İletişim Fakültesi öğrencisiydim…

Gazetecilik mesleğini sevdim, zorluklarına rağmen yıllarca severek de yaptım. Antalya maceram 1989 sonlarında Hürriyet Gazetesi ile başladı. 2002 yılında; Hürriyet sonrası yolumuz Haluk Özsevim ve Serdar Karaduman ile kesişti, el ele verdik Tourism Today’i çıkardık. Ben içeriğini hazırladım, Serdar bu içeriği somutlaştırdı, harika tasarımlarla dergiye dönüştürdü. Bu dönemde en çok da Haluk yoruldu. Yaptığımız işin ekonomisini yarattı. Beraber 2 güzel yıl geçirdik, sonra benim yolum ayrıldı, mesleğime Sabah’ta devam ettim. Bir süre sonra da Serdar farklı yolu tercih etti. Ama Haluk bırakmadı, bu güzel ürüne sahip çıktı. Büyütüp bu günlere getirdi.

2012 yılında Sabah Gazetesi’nden ayrıldığımda, gazetecilik mesleğinden uzak durmaya, bir daha yazmamaya karar vermiştim. Yıllar sonra Haluk Özsevim’in ortaya koyduğu vizyon, beni kararımdan vazgeçirdi. 2002’de Antalya ve Türk turizmi için başlattığımız yolculuk, bundan sonra global bir hedefe, dünya turizmini kucaklayan bir projeye dönüşecek. Hem bu projenin yaşama geçmesine katkı sağlayacağım, hem de zaman zaman sektörle ilgili gözlemlerimi ve fikirlerimi sizlerle paylaşacağım…

TARİHTE KISA BİR YOLCULUK
Antalya’da planlı turizm hamleleri, benim de İzmir’den gelip Hürriyet’te başladığım dönemlere, yani 90’ların başlarına rastlar. Türkiye’nin ilk planlı turizm merkezi ise Kemer’dir. O yıllarda faaliyete geçen Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı İşletme Birliği (GATAB), mükemmel bir fikirdi. İlk yıllarında da harika icraatları oldu. Bölgeye ve turizm mantalitesine önemli katkılar sağladı. Ancak ilerleyen süreçte sahip olduğu ekonomik güç, rant peşinde koşan bazı art niyetli kişilerin talanına uğradı ve 2014’te de kapatıldı.

Geliştirilmesi, yetki ve etkisinin arttırılması gereken bir kurumun, yaşanan yolsuzluklar nedeniyle mahkemelere konu olup kapanması Türk turizmi adına çok büyük kayıptır.

Antalya turizmi, son çeyrek asırlık dönemde müthiş bir gelişme göstermiş ve Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi haline gelmiştir. 1990’ların başında sadece 300-350 turistik tesis ve 50 bin civarında yatağa sahip olan Antalya, günümüzde 2 bine yakın tesis ve milyon sınırına ulaşan yatak kapasitesi ile sadece Türkiye’nin değil, dünyanın zirvesine oturmuştur.

Büyük bir endüstri haline dönüşen Antalya turizminin bugünkü hali artıları ve eksileriyle tartışılabilir. Hatta sık sık sektördeki sistem tartışmalara konu oluyor.

TURİZMDE DEĞİŞİM OLABİLİR Mİ?
Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, geçtiğimiz günlerde CNBC-E’de yaptığı açıklamada; “Az odalı, doğayla bütünleşen ve yüksek fiyatlı tesislere yönelmeliyiz. 50 oda ile 500 odanın gelirini elde edeceğimiz modele dönmemiz lazım” saptamasında bulundu.

Çok doğru bir tespit. Ancak, Antalya’nın bu treni çoktan kaçırdığını söylemek de yanlış olmaz. Alanya ile Kemer-Tekirova arasında, bu özelliklere sahip turizm faaliyetinde bulunmak mümkün değil. Tesis yapısı, uygulanan sistem, sektör paydaşlarının faaliyet şekli, talebin çok üzerine çıkan yatak arzı, Antalyalı turizmcilerin kaliteden çok turist sayısı hedefli politikalar üretmesine neden olmaktadır. Bu nedenle de sistem değişikliği şimdilik mümkün görünmemektedir. Bir gün devleti ve sektörü yönetenler, köklü bir değişimin yolunu açarsa belki bazı farklılıklar yaşanabilir.

Ancak Türkiye’de Tamince’nin dile getirdiği turizm sisteminin yaşama geçirilebileceği birçok bölge bulunmaktadır. Batı Antalya, Kuzey Ege, Doğu Akdeniz’de henüz kemikleşmiş sektörel sistem yanlışlıkları olmadığı için; bu bölgelerde ‘50 oda ile 500 odanın gelirinin elde edileceği’ turizm sistemleri kurulabilir.

Mustafa YİĞİT

Bu haberi paylaş