Çeşme’de turizmi sezonun ötesine taşımak: Bluefin Fest
Her yıl olduğu gibi yaz aylarının başlamasıyla birlikte birçok kişi tatil bölgelerine akın etti. Bu destinasyonların başında da tabii ki Çeşme geliyor. Ülkemizin en güçlü turistik çekiciliklerinden biri olan Çeşme, yaz aylarında yine yoğun bir ziyaretçi kitlesini ağırladı. Geçmiş yıllara kıyasla turizm hareketliliğinde düşüş yaşandığı yerel esnaf tarafından dile getirilse de hareketli bir sezon geçtiği yadsınamaz bir gerçek. Okulların açılması ve havaların biraz daha serinlemeye başlamasıyla birlikte bu yoğunluk yavaş yavaş yerini sakinliğe bırakırken eylül ayının ilk haftasında gerçekleştirilen Bluefin Fest de sezonun uzamasına katkı sağlayan önemli bir organizasyon oldu.

Biz de İzmir’den yola çıkarak Çeşme Marina’da düzenlenen etkinliğe katıldık. Bluefin Fest, sportif balıkçılığı deniz kültürü, çevre bilinci ve çeşitli sosyal etkinliklerle buluşturan özel ilgi turizmi odaklı bir organizasyon. Yalnızca bir balıkçılık turnuvasından ibaret olmayan etkinlik, farklı ilgi alanlarına sahip katılımcılara çeşitli deneyimler sunacak şekilde tasarlandı. Etkinlik alanında otellerden yerel esnafa, yöresel ürünlerden kitaplara kadar uzanan geniş bir yelpazede çok sayıda stant bulunuyordu. Bu çeşitlilik, etkinliği deniz ve sportif balıkçılığın ötesine taşıyarak farklı ilgi alanlarını bir araya getiren çok yönlü bir buluşma alanına dönüştürdü. Programda söyleşi ve imza günü gibi kültürel etkinliklere de yer verildi. Bizim de katıldığımız söyleşide Pîr-i Lezzet kitabının yazarı Saygın Ersin, gastronomiye yönelik soruları yanıtlayarak bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Festival programında çeşitli tadım etkinliklerinin de bulunması nedeniyle gastronominin Bluefin Fest’in önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Katılımın yoğun olması, etkinliğin yalnızca balıkçılıkla ilgilenenlere değil, farklı yaş ve ilgi gruplarından ziyaretçilere de hitap ettiğini ortaya koydu.

Festivalin merkezinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ekiplerin katıldığı sportif balıkçılık yarışmaları yer aldı. Bilgi, deneyim, sabır ve ekip çalışmasını bir araya getiren yarışların sonunda dereceye giren takımlara ödülleri verildi. İnsanların belirli bir ilgi veya etkinlik amacıyla seyahat etmesine dayanan özel ilgi turizmi açısından değerlendirildiğinde Bluefin Fest’in Çeşme için dikkat çekici bir örnek oluşturduğunu söyleyebiliriz.
Bu yönüyle Bluefin Fest, sportif balıkçılığı festival deneyimiyle bir araya getirerek Çeşme’nin turistik ürün çeşitliliğini güçlendiriyor ve turizm sezonunun yaz aylarının ötesine taşınması açısından önemli bir potansiyel sunuyor.
Etkinlik sırasında, organizasyonun hayata geçirilmesine öncülük eden Bluefin Fest Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kaya ile tanışma ve görüşme fırsatı da buldum. Kendisiyle organizasyonun hazırlık süreci üzerine sohbet ettik. Ancak benim asıl merak ettiğim, etkinliğin Çeşme turizmine sunduğu katkılar ve turizm sezonunun uzatılmasındaki rolüydü. Bu konudaki sorularımı kendisine yönelttim; Sinan Kaya da değerli görüşlerini benimle paylaşma nezaketinde bulundu.

Sinan Kaya, Bluefin Fest’in sportif balıkçılığı yalnızca bir yarışma olmaktan çıkararak denizcilik, sürdürülebilirlik, sosyal yaşam ve turizmle buluşturma fikrinden doğduğunu ifade etti. İnsanların sadece yarışmak için değil; denizi deneyimlemek, sosyalleşmek ve Çeşme’yi farklı bir açıdan keşfetmek için de festivale gelmesini amaçladıklarını belirtti. Aylar öncesinden başlayan hazırlık sürecinin Çeşme Marina, kamu kurumları, üniversiteler, akademisyenler, sponsorlar ve yerel işletmelerin iş birliğiyle yürütüldüğünü aktardı. Festivalin bilimsel boyutu ise Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Aytaç Özgül, Prof. Dr. Altan Lök, Prof. Dr. Tevfik Ceyhan ve Dr. Öğr. Üyesi Evrim Kurtay’ın Bluefin Fest ekibiyle birlikte gerçekleştirdiği çalışmalarla destekleniyor. Akademisyenlerin katkısıyla yürütülen “Etiketle ve Bırak” uygulaması, denize bırakılan balıkların takip edilmesine ve bilimsel veriler elde edilmesine imkân sağlıyor. Böylece Bluefin Fest, deniz ekosisteminin korunmasına ve sürdürülebilir balıkçılık bilincinin geliştirilmesine de katkı sunuyor.

Kaya’ya göre Bluefin Fest’in Çeşme turizmine sunduğu en önemli katkılardan biri, destinasyonu farklı bir ziyaretçi kitlesiyle buluşturması. Yarışmacılarla birlikte ailelerin, arkadaşların, sektör temsilcilerinin ve izleyicilerin de bölgeye gelmesi, konaklama, yeme-içme, ulaşım, marina hizmetleri ve yerel işletmeler açısından ekonomik hareketlilik yaratıyor. Özellikle eylül ayında gerçekleştirilen organizasyon, Çeşme’nin yalnızca yaz tatiliyle değil, denizcilik ve sportif etkinliklerle de öne çıkabileceğini gösteriyor.
Bluefin Fest’i gelecek yıllarda uluslararası ölçekte tanınan bir denizcilik ve sportif balıkçılık festivaline dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Kaya, ulusal ve uluslararası katılımı artırmayı, farklı lokasyonlara açılmayı ve festivalin sosyal, kültürel ve ticari yönünü güçlendirmeyi planladıklarını ifade etti. Kaya’nın “Hedefimiz her yıl daha büyük bir organizasyon yapmak değil, her yıl daha güçlü bir Bluefin deneyimi yaratmak” sözleri ise festivalin geleceğe yönelik yaklaşımını en güzel şekilde özetliyor.
Kısacası Bluefin Fest, Çeşme’nin mevcut turizm potansiyelini farklı bir alana taşıyan değerli bir organizasyon. Etkinliğin ilerleyen yıllarda yerel yönetimler, turizm işletmeleri ve bölge halkının desteğiyle geliştirilerek sürdürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Çeşme’nin bu tür özel ilgi etkinlikleriyle yılın farklı dönemlerinde de ziyaretçi ağırlaması, destinasyonun daha güçlü ve sürdürülebilir bir turizm yapısına kavuşmasına katkı sağlayacaktır.
Merve AKSOY
18.09.2026

