Akdeniz ve Ege’de halk arasında hep bir “Burası çıplaklar kampıydı” bahsi geçer. Gerçekten de öyle miydi?
Bu efsanenin arkasında bir otel grubu var: “Club Med”
Halkın belleğine çıplaklar kampı diye kazınan yerler bu
markanın Ege ve Akdeniz kıyılarında kurduğu tatil köyleriydi ve tabii ki
çıplaklar kampı yoktu.
Sadece Club Med yolcuları doğa ile bütünleşme felsefesi
gereği otelin sahilinde üstsüz olarak güneşlenebiliyordu. Bu da halk arasında
çıplaklar kampı imajını yarattı. Yani kendi başına açılmış, kapısında
"naturist tesis" yazan bir çıplaklar kampı geleneğimiz hiç olmadı.
Club Méditerranée, 1950'de Belçikalı Girişimci Blitz
tarafından kuruldu. Bu başta kâr amacı gütmeyen bir dernekti. Basit bir fikirle
çıktı: Savaştan yeni çıkmış, yorgun ve parasızlara güneşin, denizin ve neşenin
satıldığı bir kaçış sunmak.
İlk köy 1950'de Mallorca'da çadırlarla kuruldu; başta lüks
değil, sadelik satan bir konseptti.
Markayı imparatorluğa dönüştüren isimler ise önce çadır
tüccarı Trigano, sonra Baron de Rothschild idi.
Türkiye’deki ilk yatırım 1967'de İzmir Foça’ya yapıldı.
Burası Türkiye’nin ilk modern tatil köyüdür.
Daha sonra Kuşadası ve Kemer’de tesisler açarlar. Bu tesisler
bugün kapalı olsalar da ülkemizde Club Med markası hala misafir ağırlamaya
devam ediyor.
Peki, ülkenin ilk uluslararası otel markası?
Hilton İstanbul.
Amerikalı Conrad Hilton, 1950'lerin başında İstanbul'u
Avrupa'ya açılmak için ideal bir kapı olarak gördü.
İstanbul Hilton 1955'te açıldığında hem Türkiye'nin ilk beş
yıldızlı oteli hem de Hilton zincirinin Amerika kıtası dışında inşa ettiği ilk
girişimiydi.
Otel 2. Dünya Savaşı sonrası Amerika'nın Türkiye'ye sağladığı
Marshall yardımı ve Emekli Sandığı eliyle yaptırıldı. Kuşadası'ndaki Club
Med'in üzerine kurulduğu arazi de Emekli Sandığı'na aitti.
Bugün Türkiye'yi dünyaya tanıtan "her şey dahil"
formülünün kökeni 1930'ların İngiltere'sinde, Billy Butlin'in kurduğu tatil
kamplarında atılmış. Aileler tek ücretle konaklama, yemek ve eğlenceyi almışlar
ama bu bir sisteme dönüşmedi.
Gerçek atılım 1950'de Club Med'in Mallorca'daki o çadır
kampıyla geldi. Bu yüzden Club Med bugün kendini "her şey dahil tatilin
öncüsü" olarak tanıtır.
Club Med'in ektiği tohumu 1990’da Viyana’da Türk Girişimciler Dr. Cem Kinay ve Oğuz Serim
tarafından kurulan Magic Life markası büyüttü ve her şey dahil sistemi bugünkü
bildiğimiz halini aldı, tüm dünyada kabul gören bir konsept oldu.
İşin belki de en az bilinen yanı, Kınay'ın ilham kaynağının
Club Med olmamasıdır. Kınay konseptini, her yıl ziyaret ettiği Orlando'daki
Disney tesislerinden esinlenerek kurgulamış.
Yani bugün Türkiye sahillerini dolduran o dev "her şey
dahil" makinesinin fikir DNA'sında, Fransız kulüp kültürü kadar Amerikan
eğlence parkı mantığı da vardır.
Bugün sektör artan maliyet baskısı nedeniyle her şey dahil
sistemini tekrar tartışmaya açtı. Gerçekten de her şey dahil sistemi bugünkü
turizmin katili mi?
Sezer ŞENER

