Antalya’nın tren aşkında “vuslat” hangi baharda
Antalya ve tren kavuşmaları mümkün olmayan iki sevgili gibidir. Her 3-5 yılda bir “Antalya’ya tren gelecek” dedikoduları ortaya atılır. Gazeteler yazar, çizer. Bürokratlar, politikacılar ballandıra ballandıra anlatır. Sonra da unutulur…
Antalya’daki 35 yıllık gazetecilik yaşamımda ben de çok yaptım, “Antalya’ya tren geliyor” haberlerini… 2011 yılında kapatılıncaya kadar bu haberlerin kaynağı DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) oldu. Daha sonra da Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, “Antalya-Tren Aşkı”nı depreştiren projeler üretti. Ancak bugüne kadar ‘vuslat’ hiç mümkün olmadı… Antalya’ya tren hattı zaman zaman Burdur üzerinden bağlandı, zaman zaman da Konya… Son dönemde bu projeler “Kayseri-Antalya” olarak güncellendi. Ancak sonuç hep aynı; laf çok icraat yok…
1933’te TBMM’de yasası kabul edildi
Antalya’nın Ulusal Tren Yolu Ağı’na bağlanması düşüncesi; 1920’de İtalyan işgali sırasında gündeme geldi. İşgalci İtalyanlar, Anadolu’nun zenginliklerini Antalya Limanı’na ulaştırıp oradan da kolayca ülkelerine götürebilmek için Antalya’yı İç Anadolu’ya bağlayan bir tren yolu projesi hazırladı. Kurtuluş Savaşı’nın zaferle kazanılması sonucu İtalyanlar ülkelerine döndü, proje de rafa kalktı.
Ülkenin kalkınma hamlesinde bölgesel kalkınma projelerine büyük önem veren Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı ile 1933’te Antalya’nın Ulusal Tren Ağı’na bağlanması için bir proje hazırlandı. 1 Nisan 1933’te TBMM’nde bu proje için yasa çıkarıldı ve bütçe ayrıldı. Afyonkarahisar-Antalya hattını kapsayan bu projenin ilk aşaması olan Afyonkarahisar-Burdur bölümü yapıldı. Ancak daha sonra 2. Dünya Savaşı başladı ve bunun sonucu yaşanan ekonomik kriz projenin yarım kalmasına neden oldu.
93 yıllık projeye hız teknolojisi eklendi
1933’ten sonra Antalya’ya tren getirilmesi için onlarca proje hazırlandı, hepsi lafta kaldı. Proje, günümüzde değişen teknoloji ile isim değiştirdi, ‘hız’landı. 93 yıldır lafta kalan Antalya’ya tren getirme projesi, “Antalya-Kayseri Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi”, yani halk arasındaki deyimi ile “Hızlı Tren Projesi”ne dönüştü. 2030 yılında tamamlanması planlanan projeye göre, Konya-Antalya arası 1 saat 15 dakikada, Antalya-Kayseri arası ise 2 saat 45 dakikada kat edilebilecek. 2030’a 3 yıl kaldı, 93 yılda yapılamayan bu projenin hayata geçirilip geçirilmeyeceğini hep beraber göreceğiz.
Bugün Antalya’nın asırlık tren hayalinden çok; turizm-raylı sistem ilişkisini değerlendirip yıllardır ihmal edilen bu taşıma sisteminin Antalya turizmine neler kaybettirdiğini anlatmak istiyorum.
Gazipaşa-Kaş Tren Hattı’nı hayal edin
Türkiye’nin turizm başkenti olarak adlandırılan Antalya’da; sektörün gelişiminin kıyı şeridinde yoğunlaştığını göz önüne alırsak, doğu ile batının merkeze bağlantılarının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız. Gazipaşa ile Kaş arasında 640 kilometre mesafe bulunmaktadır. Ve bu mesafede ‘yolcu-mal’ taşımacılığı sadece karayolu ile gerçekleştirilmektedir.
Çocukluğumdan beri memleketim Kaş ile Antalya merkez arasında gidip gelirim. 40 yıldır da Antalya-Alanya arasında sık seyahat ederim. Bu iki yönde de karayolu inşaatı hiç bitmez. Her 10 yılda bir genişletme çalışması yapılır, ara dönemde de bakım-tamirat çalışmalarına hiç ara verilmez. Sürekli artan araç sayısına yol yetersiz kalır ve hep genişletilir, büyütülür.
Kısa süre sonra Antalya-Alanya Otoyol çalışması bitecek ve ikinci karayolu olarak açılacak. Antalya ile Kaş arasında da yeni bir otoban projesi var, bunun ekolojiye, çevreye, tarıma ve tarihe vereceği zarar tartışılıyor. Bütün bu yatırımlar hız kesmeden onlarca yıldır sürüyor, ama hiç kimse “Antalya-Alanya”, “Antalya-Kaş” raylı taşımacılık projelerini gündeme getirmiyor.
Turizm açısından büyük önem taşıyor
Raylı taşımacılık tüm dünyada; en ekonomik, en temiz, en güvenli ulaşım sistemi olarak kabul ediliyor ve karayolu yatırımlarından daha öncelikli olarak uygulamaya geçiriliyor. Antalya-Alanya, Antalya-Kaş arasında raylı taşımacılığın turizm sektörüne ve ülke ekonomisine sağlayabileceği katkıların bazılarını şöyle sıralayalım; İlçeler ile il merkezi arasında temiz, güvenli ve ucuz ulaşım imkanı sunup turistlerin tatil sürelerini otel içinde geçirmek yerine farklı bölgelere gidip gelmelerini sağlayacaktır. Böylece başta Antalya kent merkezi olmak üzere bir çok bölgede turizm hareketliliği sağlanacaktır.
Antalya-Gazipaşa ve Antalya-Kaş güzergahında trafiğe çıkan araç sayısı azalacak, hem ekonomiye katkı sağlanacak, hem de bitip tükenmek bilmeyen karayolu yatırımlarına veda edilecektir.
Bu raylı sistem hatlarının daha sonra, doğuda Mersin-Adana, batıda Fethiye ve Ege kıyılarına kadar uzatılması mümkün olacaktır. Böylece Akdeniz kıyı şeridinde bölgesel etkileşim ve kalkınma mümkün kılınacaktır.
Havalimanlarına uzaklığı, ulaşım zorluğu nedeniyle turizme katkısı sınırlı kalan birçok bölgenin kalkınması ve turizm gelirlerinden hak ettiği payı alması sağlanacaktır.
Tüm dünyada büyük ilgi gören çok sayıda turistik tren turları bulunmaktadır. İspanya’daki “Transcantabrico Gran Lujo”, İsviçre’deki “Glacier Express” Kanada’daki “Rocky Mountaineer” bunların örneklerinden bazılarıdır. Antalya-Kaş arasında gerçekleştirilecek bir tren yolculuğunun, güzergahtaki tarihi ve doğal güzellikler göz önüne alındığında bu turlardan çok daha cazip olabileceği kuşkusuz bir gerçektir.
Mustafa YİĞİT
İlgili Haberler

Her Şey Dahil başarı mı bağımlılık mı?
Her şey dâhil sistemini yeniden kurgulamalı mıyız? Büyüklü küçüklü bütün otellerin aynı veya benzeri konsepte olmasını sorgulama zamanı gelmedi mi?

Laodikeia'nın eksik kalan imzası: Traian Çeşmesi, yeniden su ile buluşsun
Laodikeia'nın eksik kalan imzası: Traian Çeşmesi, yeniden su ile buluşsun

14 yıl aradan sonra yeniden “Merhaba”
Tourism Today'in kurucuları arasında yer alan deneyimli gazeteci Mustafa Yiğit,

Çeşme’de turizmi sezonun ötesine taşımak: Bluefin Fest
Her yıl olduğu gibi yaz aylarının başlamasıyla birlikte birçok kişi tatil bölgelerine akın etti. Bu destinasyonların başında da tabii ki Çeşme geliyor.

Temizlik fark edilir, mükemmellik hatırlanır!
Bir otelin kapısından içeri girildiğinde, ışıltıyı görürsünüz… Gülümsemeyi görürsünüz… Konforu hissedersiniz…


