Turizmde personel eksikliği yok, insan kaybı var!
Turizm sektöründe yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz "Personel bulamıyoruz." Peki, gerçekten sorun personel bulamamak mı yoksa bulduğumuz insanı sektörde tutamamak mı?
TÜİK'in Haziran 2026 verilerine göre konaklama ve yiyecek hizmetlerinde ücretli çalışan sayısı yaklaşık 1,5 milyon kişiye ulaştı. Yani mesele yalnızca insan sayısı değil. Mesele, çalışanı sektörde tutamamak.
Bir çalışanı işe alırsınız. Eğitirsiniz. Otelin sistemini, misafir ilişkilerini öğretirsiniz, adapte edersiniz. Aylar geçer, nihayet tam verimli hale gelir. Sonra şunu söyler: "Ben ayrılmak istiyorum."
O anda yalnızca bir çalışanı kaybetmezsiniz; deneyimi, eğitimi, kurumsal hafızayı ve yaptığınız yatırımı da kaybedersiniz. Gençler neden sektörde kalmıyor? Bu sorunun cevabını yalnızca
maaşta aramak yeterli mi?
Turizm öğrencileriyle yapılan akademik araştırmalar; yönetici tutumu, terfi olanakları, gelir, çalışma koşulları ve kendini değerli hissetme gibi faktörlerin kariyer niyetiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani genç yalnızca "Ne kadar kazanacağım?" diye sormuyor. Aynı zamanda şunu soruyor:
"Burada yükselebilecek miyim?"
"Eğitimimin karşılığını bulabilecek miyim?"
"Bana yatırım yapılacak mı?"
"Burada bir geleceğim var mı?"
İşte burada sektör olarak daha büyük bir soruyla
karşılaşıyoruz: Biz gençlere iş mi sunuyoruz, kariyer mi?
Belki de deneyimli personel yok değil. Deneyimli personeli yeterince uzun süre tutamıyoruz.
Turizm Meslek Yasası bu tablonun neresinde?
Tam bu noktada Turizm Meslek Yasası'nı yalnızca "turizm mezunlarının hakları" başlığı altında değerlendirmemek gerekiyor. Aksine, personel sorununun içinde düşünmek gerekiyor. Meslek yasası; turizm eğitimi ile sektör arasındaki bağın güçlenmesi, mesleğin daha belirgin bir kariyer yapısına
kavuşması ve nitelikli insan kaynağının desteklenmesi açısından önemli bir başlık olarak karşımıza çıkıyor. Bu, tek başına personel sorununu çözmeyebilir, ancak birçok soruna çözüm yolunu açabilir. Ve şu soruya daha güçlü bir cevap verilmesine yardımcı olabilir: "Turizm eğitimi alan bir gencin sektörde nasıl bir kariyer yolu var?" Çünkü bugün üniversitede turizm okuyan gençler, yarının genel müdürleri, F&B yöneticileri, şefleri, ön büro müdürleri ve İK yöneticileri
olacak.
Onları yalnızca personel olarak görürsek, bir süre sonra kaybedebiliriz. Onları geleceğin turizm profesyonelleri olarak görürsek, sektörün insan kaynağı sorununa başka bir pencereden bakabiliriz.
Belki artık "Gençler neden turizmde çalışmak istemiyor?" diye sormak yerine, Biz gençlere nasıl bir turizm kariyeri sunuyoruz diye sormalıyız. Çünkü gençlere yalnızca iş değil, meslek; yalnızca maaş değil, kariyer; yalnızca sezon değil, gelecek sunmamız gerekiyor. Turizmde mesele sadece insan bulmak değil. İnsanı kazanmak, geliştirmek ve kaybetmemek.
Sizce sektörün asıl problemi personel bulamamak mı, yoksa iyi personeli sektörde tutamamak mı
Murat ABDULLAHOĞLU
İlgili Haberler

Masumiyet karinesi ne çabuk unutuldu?
Deneyimli gazeteci Mustafa Yiğit, Tourism Today için kaleme aldığı “Masumiyet karinesi ne çabuk unutuldu?” başlığını taşıyan köşe yazısında gazetecilik mesleğindeki değişime dikkat çekti.

Satılamayan odanın yarını yok: Turizmde dijital erişim şart
TÜROFED Başkan Yardımcısı ve TOBB Turizm Meclisi Üyesi Gazi Murat Şen, Tourism Today için "Satılamayan odanın yarını yok: Turizmde dijital erişim şart" başlığını taşıyan bir köşe yazısı kaleme aldı.

Turizm çalışanları neden konuşmuyor?
Kübra Küçükerdem, Tourism Today için kaleme aldığı "Turizmde sessizliğin bedeli: Psikolojik güvenlik" başlığını taşıyan köşe yazısında "Çalışanlar için Psikolojik Güven"e dikkat çekti.

2027, 2026 yılını aratır mı?
Liberty Lara Hotel Mali İşler Müdürü Koray GÜN, "2027 turizm sezonu 2026’yı aratır mı, yoksa yeni bir denge mi oluşur?" başlığını taşıyan bir köşe yazısı kaleme aldı.

Antalya’nın asırlık tren hayali ve turizm sektörünün kaybettikleri
Antalya ve tren kavuşmaları mümkün olmayan iki sevgili gibidir. Her 3-5 yılda bir “Antalya’ya tren gelecek” dedikoduları ortaya atılır. Gazeteler yazar, çizer. Bürokratlar, politikacılar ballandıra ba

Her Şey Dahil başarı mı bağımlılık mı?
Her şey dâhil sistemini yeniden kurgulamalı mıyız? Büyüklü küçüklü bütün otellerin aynı veya benzeri konsepte olmasını sorgulama zamanı gelmedi mi?

